İLE %100 UYUMLU: Güvenli E-Posta Hosting Hizmetimizi 1 AY ÜCRETSİZ Deneyin! HEMEN OLUŞTURUN
Geçmişten günümüze kadar uzanan şiirler, insanları etkileyerek en güzel duygu ve düşünceleri ortaya çıkarmayı sağlıyor. Bilinen en iski edebiyat türlerinden biri olan şiir, sanat anlayışına bağlı olarak farklı anlamlar ortaya çıkmıştır. Geçmiş yıllarda oldukça etkili olan şiirler günümüzde hala etkisini korumaya devam etmektedir, öyledir ki insanlar sevgililerine şiir okuyarak ketkilemeyi başarabiliyor. Şiir yazan sanatçılara ise şair denir, günümüzde herkes tarafından bilinen şairler vardır, bunlardan bir tanesi Cemal Süreya diğeri ise Nazım Hikmet’tir. Bu iki şairin şiirleri hala etkili bir biçimde sevilmektedir. Bu yazımızda sizlere en güzel, kısa, uzun, Cemal Süreya ve Nazım Hikmet Aşk şiirlerini derledik.
1. Gül
Gülün tam ortasında ağlıyorumHer akşam sokak ortasında öldükçeÖnümü arkamı bilmiyorumAzaldığını duyup duyup karanlıktaBeni ayakta tutan gözlerinin
Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorumEllerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyazEllerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorumİstasyonda tiren oluyor birazBen bazan istasyonu bulamayan bir adamım
2. Aşk
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. GitGözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsinOysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştıkSevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydıBir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştüBir sevişmek gelmiş bir daha gitmemiştiYoktu dünlerde evelsi gün.
3. Beni Öp Sonra Doğur Beni
şimdiutançtır tanelenensarışın çocukların başaklarında.
ovadangözü bağlı bir leylak kokusu ovadançeviriyor o küçücük güneşimizi.
taşarak evlerden taraçalardangelip sesime yerleşiyor.
sesimin esnek baldıranısesimin alaca baldıranı.
ve kuşlara doğrufildişi rüzgarın tavrı.dağ güneş iskeleti.
tahta heykeller arasındadenizin yavrusu kocaman.
kan görüyorum taş görüyorumbütün heykeller arasındakarabasan ılık acemi– uykusuzluğun sütlü inciri –kovanlara sızmıyor.
annem çok küçükken öldübeni öp, sonra doğur beni.
4. Kırmızı Bir Kuştur
Kırmızı bir kuştur soluğumKumral göklerinde saçlarınınSeni kucağıma alıyorumTarifsiz uzuyor bacaklarınKırmızı bir at oluyor soluğumYüzünün yanmasından anlıyorumYoksuluz gecelerimiz çok kısaDört nala sevişmek lazım
5. Şiir
Kadın kendini gösterdi usulcanaÇekingenlikle koşulu beyaz usulcanaGittiler gözleri aşka yaşamaya yangınGidip gelenler oldu gitti geldiler.Kadın saçlarını getirmedi uzakta tuttuUmutsuzlukla dolu soyunmak uzaktaDüştüler karanlıkta aralık aralıkDüşüp ölenler oldu düştü öldüler.Kadın gözlerini koydu ortayaBir mavi bir gökyüzü aldı çevreleriniSevdiler sonsuz bir maviyle alınganSevip yaşayanlar oldu sevdi yaşadılar.
6. Güzelleme
Bak bunlar ellerin senin bunlar ayaklarınBunlar o kadar güzel ki artık o kadar olurBunlar da saçların işte akşamdan çözülüBak bu sensin çocuğum enine boyunaBu da yatak olduğuna göre altımızdakiSabaha kadar koynumda yatmışsınBak bende yalan yok vallahi billahiSen o kadar güzelsin ki artık o kadar olurİşe bak sen gözlerinde burdaGözlerinin ucu da burda yaşamaya alışıkİyi ki burda yoksa ben ne yapardımBak çocuğum kolların işte çıplak işteBak gizlisi saklısı kalmadı günümüzünGözlerin sabahın sekizinde bana açıkNe günah işlediysek yarı yarıyaSen asıl bunlara bak bunlar dudaklarınBunların konuşması olur öpmesi olurSeni usulca öpmüştüm ilk öptüğümdeVapurdaydık vapur kıyıdan gidiyorduÜç kulaç öteden İstanbul gidiyorduUzanmış seni usulca öpmüştümHemen yanımızda balıklar gidiyordu
1. Aşk Mönüsü
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsinsen ülkemin yaz geceleri gibisinsaadetten haber getiren atlı kapını çaldığındabeni unutmaah! saklı gülümsen hem zor hem güzelsinşiirlerimin ılıklığında açılmalısınsana burada veriyorum hayata ayrılan buseyisen memleketim kadar güzelsinve güzel kal
2. Bir Acayip Duygu
Mürdüm eriğiçiçek açmıştır.— ilkönce zerdali çiçek açarmürdüm en sonra —Sevgilim,çimenin üzerinediz üstü oturalımkarşı-be-karşı.Hava lezzetli ve aydınlık— fakat iyice ısınmadı daha —çağlanın kabuğuyemyeşil tüylüdürhenüz yumuşacık…Bahtiyarızyaşayabildiğimiz için.Herhalde çoktan öldürülmüştüksen Londra’da olsaydınben Tobruk’ta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut…Sevgilim,ellerini koy dizlerine— bileklerin kalın ve beyaz —sol avucunu çevir :gün ışığı avucunun içindedirkayısı gibi…
3. Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyorOnlardan kalbime sevda geçmiyorBen yordum ruhumu biraz da sen yorÇünkü bence şimdi herkes gibisinYolunu beklerken daha dün geceKaçıyorum bugün senden gizliceKalbime baktım da işte iyiceAnladım ki sen de herkes gibisinBüsbütün unuttum seni eminimMaziye karıştı şimdi yeminimKalbimde senin için yok bile kinimBence sen de şimdi herkes gibisin
4. Bir Ayrılış Hikayesi
Erkek kadına dedi ki:– Seni seviyorum,ama nasıl?avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıpparmaklarımı kanatarakkırasıya,çıldırasıya…Erkek kadına dedi ki:– Seni seviyorum,ama nasıl?kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,yüzde yüz, yüzde bin beşyüzyüzde hudutsuz kere yüz…Kadın erkeğe dedi ki:– Baktımdudağımla, yüreğimle, kafamla;severek, korkarak, eğilerek,dudağına, yüreğine, kafana.Şimdi ne söylüyorsamkaranlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana…Ve artıkbiliyorum:ToprağınYüzü güneşli bir ana gibiEn son, en güzel çocuğunu emzirdiğini…Fakat neyleyimsaçlarım dolanmışölmekte olanın parmaklarınabaşımı kurtarmam kâbildeğil!Senyürümelisin,yeni doğan çocuğungözlerine bakarak…Senyürümelisin,beni bırakarak…Kadın sustu.SARILDILARBir kitap düştü yere…Kapandı bir pencere…AYRILDILAR..
5. Gözlerin
Gözlerin gözlerin gözlerin,gözlerin bir mahmurlaşmayagörsünsevinçli bahtiyaralabildiğine akıllı ve mükemmeldillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.
6. Gözlerine Bakarken
Gözlerine bakarkengüneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,bir buğday tarlasında, ekinlerin içindekayboluyorum…Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin
7. Ağlamak Meselesi
“Nasıl etmeli de ağlayabilmelifarkına bile varmadan?Nasıl etmeli de ağlayabilmeliayıpsız,aşikare,yağmur misali?”
8. Anlayamadılar
“Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelimGümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızdaAteşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye!.. .Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdikANLAYAMADILAR…”